12 Mayıs 2012 Cumartesi

GÖĞÜS AĞRISI -1.TEKRARLAYICI AĞRILAR

GÖĞÜS AĞRISI - 1.TEKRARLAYICI AĞRILAR
Göğüs ağrıları 2 çeşittir :
  1. Tekrarlayıcı ağrılar
  2. Uzun süreli ağrılar


I-TEKRARLAYICI AĞRILAR

- Bunlar 10 farklı durumdan dolayı oluşabilirler.Bu durumlar şunlardır :
  1. Angina pectoris
  2. Başka nedenlere bağlı ağrılar ile anginanın aynı hastada olması
  3. Kas-iskelet ağrıları
  4. Torasik çıkış sendromları
  5. Herpes zoster veya torasik duvarın süperfisyal tromboflebiti
  6. Anksiyete
  7. Reflux ösofajit veya hiatal herni
  8. Diffüz özofajiyal spazm
  9. Pulmoner hipertansif ağrı
  10. Mitral kapak prolapsusu



II-UZUN SÜRELİ AĞRILAR

  1. Akut miyokart infarktüsü
  2. Aort disseksiyonu
  3. Pulmoner emboli
  4. Akut perikardit
  5. Pnömotoraks
  6. Akut pankreatit
  7. Diğer sık görülen nedenler



1- Angina Pectoris

- Bu kalp adelesindeki iskeminin belirtilerinden biridir. Çoğunlukla koroner arterlerdeki aterosklerotik daralmalara bağlı olarak ortaya çıkar.

- Anginal ağrılarda izlenen tipik özellikler şunlardır :
  • Ağrı visseral karakterde ( iyi lokalize edilemeyen ) ve rahatsızlık, baskı, yanma, sıkıştırma tarzında veya ağırlık çökmesi gibidir.
  • Ağrının tanımını yapan hasta " acı " kelimesini kullanmaz.
  • Hastalar ağrıyı lokalize etmek için parmak ucu ile değil, avucu veya yumruğu ile lokalize ederler ( LEVİN BULGUSU )
  • Ağrı kısa sürelidir ( 1-10 dk )
  • Ağrı orta şiddetlidir.
  • Ağrı genelde retrosternaldir, fakat başka bölgelerde de olabilir. ( Prekordiyum, boyun, alt çene, omuzlar, kollar, sırt ve epigastriyum )
  • Ağrının sol omuza ve kola yayılımı sıktır.
  • Ağrı çoğu zaman tetiklenme ile başlar. Ağrı genelde ruhsal veya bedensel stress sonrasında başlar. Çoğunlukla yemek sonrasında, soğuk hava veya rüzgarda yol yürüme esnasında, yokuş yukarı yürür iken veya merdiven çıkarken ağrı başlar.

<<< !!! NB !!! >>> Doktor hastasına angina pectoris tanısı için en uygun soru olarak sadece şunu yöneltse yeterli olacaktır. " yokuş yukarı çıkarken veya soğuk havalarda hızlı hızlı yürürken göğsünüzde bir sıkıntı veya rahatsızlık hissediyor musunuz ? "


2- Başka Nedenlere Bağlı Ağrılar İle Anginanın Bir Arada Aynı Hastada Olması

- Ağrı karakterinde değişme olması, kas-iskelet sistemine bağlı fizik muayene bulguları olmadan ağrıların olması ve ağrı anında çekilen EKG'nin iskemi bulgularının ortaya çıkarılmasıyla tanı konulabilir.

- Hastaların kas-iskelet sistemi sorunları göz önüne alınarak en azından uygun bir stress testi ile değerlendirilmesi, koroner arter hastalığının ekarte edilmesi için gereklidir. Stres testleri şunlardır :
  • Treadmill
  • Bisiklet
  • Dobutamin

- Boyun, kollar, omuzlar, toraks veya karnın üst kesimlerinde ağrılara yol açan diğer hastalıklar daha önceden ortaya çıkmışsa ve herhangi bir zamanda angina pectoris atağı gelişirse, hastalar bu ağrının daha önceki hastalığa ait olduğunu sanabilirler.

- Hastanın ağrısı olduğu andaki muayenesinde S3 ve S4 , sistolik üfürüm duyulması ( papiller adele fonksiyonlarının bozulmasına bağlı yetmezlik bulgusu ), S2 paradoks çiftleşmesi, RR veya nabızda artış, karotis masajı ile ağrının hafiflemesi, dil altı hapı ile ağrının hafiflemesi gibi bulguların olması angina lehinedir.

- EKG ağrı anında çekilirse faydalıdır. EKG 'de ST depresyonu veya elevasyonu gelişmesiyle tanı konulabilir. Fakat 40 yaş altı kadınlarda ST depresyonu yanıltıcı olabilir.

- Koroner kalp hastalarında, selektif koroner anjiyo tamamen zararsız olmayan invazif bir tanısal metod olmakla birlikte, kesin tanı ve girişimsel tedavi kararının verilmesinde altın standarttır.


3- Kas-İskelet Ağrıları

- BU ağrıların en sık görülen nedeni omuz, boyun ve göğüsün kas ve iskelet kısımlarından kaynaklanır.

- Göğüs ve sırt ağrıları, boyun ve torokal vertebraların osteoartrozuna veya disk hastalığına veya deformitelerine bağlı olarak sinir köklerinin basısı nedeni ile ortaya çıkabilir. Bu ağrılar daha çok geceleri olur.

- Öksürme ve ıkınma ile ağrı şiddetinde artış olabilir.

- Hasta direkt olarak parmağı ile ağrılı bölgeyi işaret eder. Saatlerce EKG izlense dahi herhangi bir değişiklik olmaz.

- Kostokondral veya kostosternal ağrı, şişlikler veya her ikisinin bir arada görülmesi, anginayı taklit edebilir.Buna TİETZE SENDROMU denir.

- Kaburga ağrılarında travmatik veya metastatik kanserlere ait olabileceği unutulmamalıdır. Genellikle yanıcı-batıcı tipte ve baskı ile artan veya ortaya çıkabilen ağrılardı.


4- Torasik Çıkış Sendromları :

- Bu sendromlar scalenius anterior, kostaklavikular, hiperabduksiyon ve servikal kosta gibi durumlar da göğüs ağrılarına neden olabilirler.

- Semptomların nedeni göğüs kafesinin içinden boyuna giden veya boyundan göğüs kafesinin içine giren damar ve sinirlerin sıkışmasıdır. Sinir sıkışmaları daha sık olup, ağrılar ve his bozuklukları ile karakterizedir.

- Damar sıkışmaları daha seyrek olup, daha geniş bir alanda ağrıların ortaya çıkmasına ve damarın beslediği bölgede soğukluk, solukluk, çabuk yorulma gibi belirtilere yol açar.


5- Herpes Zoster veya Torasik Duvarın Superfisiyal Tromboflebiti :

- Ağrılar benzerdir, fakat tanı için cilt bulgusu kesinlikle şarttır.


6- Anksiyete :

- Anksiyeteli bir hastanın tipik sözleri şunlardır : " Kalbimin içinden gelen bir ağrı var doktor bey ". Bu ağrılar aralıklı olarak ortaya çıkar, batıcı ve sızı şeklinde, eforla ilgisi olmayan, genelde prekordiyum üzerinde duyulan, bazen saniyeler veya bazense günlerce sürebilir.


7- Reflux Ösofajit veya Hiatal Herni :

- Reflüye bağlı ösofajit nedeni ile ortaya çıkan ağrılar angina ile karıştırılabilirler. Ağrı veya rahatsızlık hissi retrosternal olup, bazen sol kola, boyuna veya alt çeneye yayılabilir.

- Aşırı yemekten sonra, alkol alımından sonra ortaya çıkabilir. Sıklıkla gece ve yatarken olur. Hastanın ağzına ekşi veya acı bir tat gelebilir.

- Ağrı antiasit kullanımı veya başucu yükseltilmiş durumlarda yatılması ile düzelir.

- Bernstein testi ile tanı konulur. Bu test nazogastrik ile verilen dilue asit 2-4 dk içinde ağrıyı başlatır.


8- Diffüz Ösofajiyal Spazm :

- Genellikle retrosternal, fakat kollara, boyuna, dişlere ve sırta yayılımı olabilen baskı veya sıkışma tarzında hissedilen hafif veya çok şiddetli, kısa veya uzun süreli ağrılar olabilir. Genellikle yemekle alakalıdır. Disfaji olabilir. Nitrogliserin ile rahatlama olur.


9- Pulmoner Hipertansif Ağrı :

- Tamamen angina tarzında olabilir. Pulmoner hipertansiyona bağlıdır. Sağ kateterizasyon veya EXO ile pulmoner hipertansiyonun gösterilmesi ve sol ventrikülde iskeminin olmadığı dökümante edilmesi ile tanı konulabilir.


10- Mitral Kapak Prolapsusu ( MKP ) :

- Sıklıkla sok prekardiyal, batıcı karakterde, eforla doğrudan doğruya ilişki göstermeyen, daha çok emosyonel gerilimler ile ortaya çıkan kısa süreli ağrılar şeklindedir. Patogenezi tam olarak bilinmez, fakat sistolde kapakçıkların sol atriyuma prolabe olmasının papiller adelede aşırı gerilmeye ve iskemiye neden olması üzerinde durulmaktadır.




Dr.Eray ŞENÖZ

1 Mayıs 2012 Salı

ŞOK ÇEŞİTLERİ KISACA

  1. HİPOVOLEMİK ŞOK    -- kalp debisi azalır ve sistemik vasküler direnç artar.
  2. SEPTİK ŞOK                  -- kalp debisi genelde artar ve sistemik vasküler direnç azalır.
  3. NÖROJENİK ŞOK         -- kalp debisi azalır ve sistemik vasküler dirençte azalır.
  4. KARDİYOJENİK ŞOK  -- kalp debisi azalır ve sistemik vasküler direnç artar.

KARDİYOJENİK ŞOK

Soru : Kardiyojenik şokun nedir ?
  • Kalbin yeterli doku perfüzyonunu sürdürmek için gerekli kardiyak debiyi sağlıyamadığı şok tipidir.
  • Yani kardiyak debi düşünce kardiyojenik şok ortaya çıkacaktır.

Soru : Kardiyojenik şok nedenleri nelerdir ?
  1. Miyakard enfarktüsü (en sık olanıdır).
  2. Kalp kapak hastalıkları.
  3. Kardiyomiyopati.
  4. Direkt Miyokardiyal Kontüzyon.

Soru : Kardiyojenik şokun klinik belirtirleri nelerdir ?
  1. Boyun venlerinde dolgunluk olur.
  2. Mental durum çoğu zaman iyidir fakat bazen bozuk olabilir.
  3. Haliyle kardiyak debi azalacaktır, çünkü bu şokun nedeni budur.
  4. Ventilasyon hızı bu durumu kontrol edebilmek için hızlanır.
  5. Bacaklardaki deri soğuk veya tamamen normaldir, fakat ayak tabanındaki deri soluktur.
  6. Periferik dirençte artış olur.
  7. Nabız sayısı belirsizdir, bazen yüksektir, bazen ise düşüktür.
  8. Arteryel basınçta azalma olacaktır, çünkü kalp debisi azalmıştır ve basınçta azalacaktır.
  9. İdrar çıkışında azalma olur, bunun nedeni ise basıncın azalmasından dolayı vücuttan idrarın atılması gereği kalmamıştır ve vücut idrarın kendi basıncı ile direnç kazanma çabasındadır.

Soru : Kardiyojenik şokta tedavi nasıldır ?
  • İnotropik ajanlar uygulanır.Bunlar :
  1. Dopamin
  2. Dobutamin







NÖROJENİK ŞOK

Soru : Nörojenik şok neden gelişir ?
  • Arter ve venleri etkiliyen vazokonstrüktör ve vazodilatatör etkilerin dengesinin bozulması nedeni ile gelişen şoktur.

Soru : Nörojenik şokun klinik belirtileri nelerdir ?
  1. Kan basıncı ileri derecede düşebilir.
  2. Nabız genellikle normalden düşüktür.
  3. Deri kuru ve sıcaktır, ve hatta FLUSHING (cilt kızarması ) bile gözlenir.
  4. Kardiyak debi düşer.
  5. Eğer şok tedavi edilmez ise böbrek ve beyine giden kan akımındaki azalmadan dolayı hipovolemik şok tarzından şok ortaya çıkacaktır.

Soru : Nörojenik şokta tedavi nasıldır ?
  • Sıvı tedavisi
  • Vazokonstrüktör ilaçlar verilir.
  • Efedrin, fenilefrin verilir.
  • Uygun pozisyonda hasta yatırılır.

SEPTİK ŞOK

Soru : Septik şokta en sık etken hangisidir ?
  • Gr (-) bakterilerdirler.
  • E.Coli


Soru : Septik şokta en sık nedenler nelerdir ?
  • GÜS infeksiyonları
  • Respiratuar infeksiyonlar
  • İntraabdominal infeksiyonlar

Soru : Septik şok gelişmeden önce hangi durumlar sırasıyla ortaya çıkması gerekir ?
  1. İnfeksiyon
  2. Bakteriemi
  3. SIRS
  4. Sepsis
  5. Şiddetli sepsis

Soru: Septik şokun klinik belirtileri nelerdir ?
  • Venler normal veya dolgundur.
  • Davranış bozuklukları vardır.
  • CVP artar.
  • Kardiyak debi artar.
  • Ventilasyon hızı artar.
  • pH, PO2 azalırlar.
  • Arteryel basınç azalır.
  • Nabız sayısı artar.
  • İdrar çıkışında azalma olur.
  • Deri sıcak ve kurudur.
  • Ayak tabanındaki deri normal veya hiperemiktir.

Soru : Septik şokta tedavi nasıl yapılır ?
  1. Sıvı tedavisi
  2. Kardiyovasküler destek
  3. Antibiyotik tedavisi
  4. Kortikosteroidler

HİPOVOLEMİK ŞOK


Soru : Hipovolemik şokun nedenleri nelerdir ?
  1. Ani ve aşırı kanama --> GİS kanamaları, Travmatik dış kanamalar, Aort anevrizması yırtılması
  2. Aşırı sıvı kayıpları --> Geniş yanıklar, Aşırı kusma, İshal, Peritonit, Pankreatit, İntestinal obstrüksiyon.

Soru : Hipovolemik şokta klinik belirtiler nelerdir ?
  1. Mental durum kötüleşir.
  2. Kardiyak debi azalır.
  3. Ventilasyon hızlanır.
  4. Deri soğuk, nemli ve soluktur.
  5. Periferik dirençte artış gözlenir.
  6. İdrar çıkışında azalma olur.
  7. Nabız artar.
  8. Arteryel basınç artar.
  9. Pulmoner arter köşe basıncında azalma olur.

Soru : Hipovolemlik şokta ilk tedavi nasıl olmalıdır ?
  • Sıvı replasmanı yapılmalıdır.
  • Vazoaktif ilaçlar verilmelidir.
  • Oksijen tedavisine başlanmalı ve pozisyon verilmelidir.